Kayıtlar

sinema filmi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bu dünyayı bulduğunuzdan daha iyi hale getirin ve öyle bırakın!

Resim
The Current War, Türkçedeki ismiyle Elektrik Savaşları filmini bugün izledim. Westinghouse, Edison ve Tesla arasındaki ilişkilere odaklanıyor film. Fakat konusuna da çok uygun olarak hem Land Art, hem de Light Art olgularını, karanlıkta aydınlık filozofisi kapsamında yönetmen izleyiciye verirken, karanlık-aydınlık arasındaki bağı zamanın zihni üzerinden değerlendiren sahneleri de sunmadan edemiyor. Kıyasıya mücadelede, Westinghause'un hisli yapısı karşısında sonunda yumuşayan Edison ve şanssız olan Tesla 1880-1892 yılları arasında arz-ı endam ediyorlar film içinde. 19. yüzyılın o harika atmosferini solumak için değerli bir film bence. Gerçekten sinema vardığı bütünsel sanat noktasıyla estetik açıdan tüm görsel sanat dallarını artık araç konumuna itmiş durumda... Filmden zihnime kazınan iki vurgunun dışında Westinghouse ile Edison'un dünya fuarında karşılaştıklarında konuştukları da çok ilginçti. Burada vurgulananlar sınır ve sınırsızlık kavramları üzerinden diyalogları içer...

Ümit Ünal ile görüşme

Resim
7 Mart 2018 Çarşamba günü saat 14.00’te değerli yönetmen Ümit Ünal ile bir araya geldik. Yaklaşık 1,5 saatlik görüşmenin, 1 saatlik kayıtlı halinden aşağıdaki görüşme metni çıktı: Özkan Eroğlu: Son filminiz “Sofra Sırları” nı izlediğimde sinemaya tiyatroyu yedirmeye uğraşan bir zihin gördüm. Bundan çok etkilendim. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Ümit Ünal: Türk sinemasında en büyük eksikliklerden birinin, dramatik gelenekle kurulması gereken “bağ” olduğunu düşünüyorum. Batıda çekilmiş bir filme baktığınızda, Bir Amerikan aksiyon filminde bile ikili konuşmaların, diyalogların çok güzel aktığını ve güzel sahneler kurulduğunu görürsünüz. Çünkü özellikle İngiltere’de çok büyük bir tiyatro geleneği var. Anglosakson sineması da o gelenekten besleniyor. Türk sinemasında o dramatik gelenek eksik. 1970’lerdeki filmlere baktığınızda görüyorsunuz; düzgün bir sahne kurmaktan aciz filmlerin çoğu. O dönem filmlerinin çoğu peşpeşe düşen fotoğraflarla ve kısa kısa tepkisel sahnelerle ilerliyor...