Kayıtlar

resim sanatı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bugün ülke...

Resim
Bu coğrafyada gözü olanları deliye çevirmiş ve bu nedenle içeriden oluşturdukları işbirlikçiler aracılığıyla ülkemiz, Atatürk'ün öldüğü günden itibaren adım adım yıkılıyor. Önceleri bu yıkım çok sesiz yapılırken- tam olarak anlaşılmadan -, son on, on beş yıldır sosyal medyanın da sayesinde hepimizin gözü önünde yapılıyor. Zaten sosyal medyanın dışındaki medyanın zayıflaması ve bir öneminin de kalmaması da sosyal medyanın gücü ele geçirmiş olması. Bu olan bitenlere-yıkıma ses çıkaran var, çıkarmayan var. Ses çıkaranların bireysel kalanları var, bunu az da olsa toplumsallaştırıp ufak da olsa bir sonuca gidenleri var. Neyse sonuca gitmek, olan biteni gözlemleyip, denetimleyebilmek gelişmiş kafaların işi. Para uğruna toplum ve ahlak değerlerini ve daha nicelerini satmamak da öyle. Fakat ne yazık ki yoğun bir satış var toplumun her türlü tabakasından gelen. Ülke adım adım satıldı, parsellendi. Bu bir tarafa, borçlandırılan vatandaş paketlendi ve satışa sunuldu; kısaca gıkını çıkaram...

Plastik olanı şiire yaklaştırmak

Resim
Plastik olanı (resim, heykel ve mimari) şiire yaklaştıranların kaybettiğini, kaybetme nedenlerinin de meseleyi kırılganlaştıran, dahası plastik olanda yeni bir dilden uzaklaştıran, işi belli cümle ve tümceler etrafında dolaşmaya neden bırakan bir sözlüğe hapis ve buradan hareketle tekrara- eylemde ve sonuçta tekrara - düşmeye, ele alınan işin sahibini ittiğini söylemeliyiz. Yeknesaklaşan ve gittikçe sakil hale gelen bir durum ortaya çıkmaktadır yani, en önemlisi de “efekt” lerin kaldıramayacağı, onların onurunu kıran bir yere doğru yuvarlanması söz konusudur... Bunun zararlarına Dada ve Sürrealizm işaret etmişti. Buna rağmen aynı hatalara düşen, sanat yaptığını zannedenlerimizi görünce, sanat tarihinden nasıl bihaber olduklarını da anlamış oluyor, o gayretlerin neden evrenselleşemediğini daha da iyi anlıyoruz. Özellikle soyut ve soyutlama meselelerinde, şiirsel kılınan her durumda sözünü ettiğim- bir gıdanın vitaminlerini yok etme gibi - “efekt” ler yok olmakta, o zaman da izleyicini...

Derin eleştirel zihin: Avni Lifij

Resim
Lifij’in sanatçı yanı kadar entelektüel yanının da güçlü, hatta daha güçlü olduğunu söyleyebiliriz. Bir o denli de her iki alandan kaynak bulan gözündeki keskinlik de cabası. Lifij’in tüm bu yönleriyle, yani resim olarak yaptıkları ve yazdıklarıyla modern çağdaş sanatımız için ilk kök olduğuna vurgu yapmıştık. Özellikle Fransa’da iken yaptığı araştırma ve incelemeler ile hemen taze, döndüğünde Osmanlı Ressamlar Cemiyeti Gazetesi’nde kaleme aldığı yazılar çok vurucu olup ve aynı zamanda bu vuruculuk göstermektedir ki, Lifij hem zihinsel hem de retinal anlamda oldukça zengin bir bünyeye sahiptir. Lifij’in sanatına yönelenlerin en sağlam form ve içselliğine dair verileri “poşat”larında bulabileceğine dair yargımızsa, bizce kesinliğini korumakta. Fakat ruhsallık ve zihinsellik ile hareket eden bir sanatçının sadece resimleriyle değil, tüm hayatıyla anlaşılabileceği de bir gerçektir. Söz konusu doğada doğaçlama bir eğilimle yaptığı o “poşat”ları açıkçası zamanın ruhsallığına ve zihinselli...

Hans Hofmann ve sanatı üzerine

Resim
Münih ve Paris Yılları      Hans Hofmann’ın doğumu ve sonrasındaki çocukluk ve gençlik yıllarında oluşan hayal dünyasının şekillenmesinde, Bavyera bölgesinde büyümesi ve özellikle büyükanne ve büyükbabasından gördüğü yakın ilgi, bu erken yıllarını onların yanında geçirerek yaşamını sürdürmesi, biyografisinde önemli bir yer tutmaktadır. Hofmann’ın yaşamına dair bu ilk bilgiler: Hofmann, 1880’de Almanya’da Weissenburg’da doğmuştur. Ailesi, altı yaşındayken, babasının hükümette yönetici olması üzerine Münih’e taşınmıştır. Hofmann, Bavyera’da büyükanne ve büyükbabasının çiftliğini ziyarete gittikçe sık sık resim yapmıştır. Müziğe olan kökten ilgisi, Hofmann’ın Kandinsky’ye yaklaşmasını sağlamış ve onu Kandinsky’nin ileri sürdüğü “Stimmung” (Derin Hislenme) kavramına götürmüştür. Sanatçı, ayrıca müzik öğrenimi görmüş; keman, piyano ve org çalmada ustalaşmıştır. Hofmann, erken denecek bir yaşta- on altı yaşında- büyük cesaret göstererek bir mühendislik firmasında sorumluluk...

Georges Braque üzerine

Resim
Bizim gibi her alanda olduğu gibi sanatta da geri kalmış ve toplum olmayı becerememiş, en önemlisi de kol gücünden akıl gücüne geçememiş ülkelerde, son derece gereksiz abartılan sanatçılara karşın, adından neredeyse hiç söz edilmeyen, dolayısıyla tanınmayan bazı sanatçılar vardır ki, içinde anıldıkları üslubun asıl yaratıcıları onlardır. Bu yeknesak durum, göz ve sanat bilgisi eksikliğinden kaynaklanır. Picasso göklere çıkarılır da, kimse Braque’dan pek söz etmez, etmek için ise bir çaba da sarfetmez. Bizim gibi ülkelerde biri veya birilerinin peşine takılıp gitmek, çok daha tercih edilendir ne yazık ki. Bunun zararlarını uzun vadede, özellikle yerel sanatçı zannedilenlerden çalışma satın alarak, bunları bir depoda biriktirir gibi davrananlar göreceklerdir. Bu durumun onları pek etkileyeceğini de düşünmüyorum doğrusu, çünkü haydan gelen huya gider en sonunda. İşte bizde sanatın bırakın ortam veya piyasa olmasını, hiçbir şey olamadığı, cehaletin ortada kol gezdiği bir yerde, kimse garan...

Georg Baselitz eleştirisi

Resim
Instagram’da dolaşırken, önüme düşen Georg Baselitz’in Paris’te bir sergi haberi ve asılmakta olan bir resminin görüntüsü. Önce görseli paylaşayım sonra eleştirimi yapayım: Baselitz, çağdaş Alman resim sanatının kabul etseniz de, etmeseniz de önemli sanatçılarından. Onu önemli kılan özelliklerini ben biliyorum da, sizler biliyor musunuz, farkında mısınız bilemiyorum. 60'lı yıllardan bu yana yeni figür ve yeni dışavurumculuk konularına birer eğilim olarak kafa yormuş bir sanatçı. Ancak tersten verdiği veya normal yapıp ters astığı, kendi yarattığı geleneğinin (bakınız bu çok önemli; bir sanatçnın kendi geleneğini yaratması meselesi) kompozisyon kozmoslarıyla volüm volüm oynamasını bilen bir mizaca doğal olarak sahip. Giderek yalınlaştığı, üslubunda bir saflaşma bulguladığını da gözlüyoruz. Yani özellikle figürlerinin hacimleri ile ilgili volümleri ve renklerinin ruhumuzda uyardığı daha şiddetli hallerin ardından, şu an görselini paylaştığım işindeki gibi son bir işinde bariz ...

Önem noktalarının anlaşılması üzerine

Resim
Böyle bir kompozisyon neden önemli? Soyut resim yapısal kimliği gereği inşaya dayanır; form ve deform dili üzerinden düşünüldüğü zaman. Tüm form ve deforma dayalı oluşan elemanların yan yana ve üst üste gelişi belli bir uzamı işgal ya da işgali uzamın gerçekleştirmesiyle kompozisyonu oluşturur. Kompozisyona varış, açık şekilde izlenim ve doğaçlamadan mutlaka geçer. Kompozisyon bir sahne hali olarak alımlanırken, artık sinematografik gerçeklikler, istenilen hakikate ulaşmada büyük olanaklar sağlar hale gelmiş demektir. O nedenle hareketli görüntü ve görsel sanatların hemen her dalından yararlanarak bir sonuca ulaşma, daha doğrusu öyle bir sentez ile hareket edebilmek mümkün, daha da net söyleyecek olursak bu yeni ontolojinin farkında olmadan görsel sanatlarda bir şey gerçekleştirmek olanaksız. Tüm görsel sanatların bir bütünsellik eşliğinde hareketi ve bu hareketin sağlam bir filozofi ve uygulama bilinciyle yönlendirilmiş olmasına duyulan içsel ihtiyaç, belirleyecektir her şeyi. İşte aş...